Herkesin gördügü bir yüz, kimsenin duymadigi bir ciglik...
Bu kitap; bir ruhun sadece küllerinden dogusu degil, o küllerin arasindan kelimelerle kendine yeni bir gökyüzü insa edisidir. Dokuz yasinda kagitla bulusan ancak yillarca bir sir gibi saklanip imha edilen binlerce sayfanin; on besinden yirmi ücüne kadar süren o derin sessizligin ve nihayet 2007 yilinda bir blog sayfasinin kuytusunda bulunan o gizli siginagin, sabirla demlenmis meyvesidir.
Yildiz Soylu, yasanan firtinalari ve derin sancilari sifreli bir dille kagida dökerken; okuru sadece bir aniya degil, Anlasilanin Disinda kalan o tekinsiz ve gercek hakikate davet ediyor. Bu, sadece bir yasam öyküsü degil; sarsilmaz bir imanin, her seye ragmen ayakta kalan bir karakterin ve sessizce kazanilmis en büyük zaferin, kelimelerle örülmüs ilk yankisidir.
Zamanin silemedigi, atesin yok edemedigi o ses simdi sizinle konusuyor.
Beni en iyi yoklugum anlatir
Yildiz Soylu