Görünenin ardindaki gercege, perdenin arkasindaki hakikate dogru
Evet, biraz kliselesmis bir tabirle karsiniza cikmis oldugumuzun farkindayiz. Fakat durumu daha iyi ifade edebilmenin baska bir yolu yoktu. Cünkü sinema, sadece hareketli görüntülerden ibaret bir seyirlik olarak karsimizda durmuyor. Insanligin korkularini, umutlarini, toplumsal krizlerini ve varolussal sancilarini yansitan devasa bir aynadir sinema. Peki, karanlik bir salonda perdeye yansiyan o isik oyunlarina bakarken aslinda kendi hikayemizi mi, yoksa insanligin ortak trajedisini mi izleriz
Elinizdeki bu eser, sinema tarihinin iz birakan yapitlarinin satir aralarina sizarak, filmlerin felsefi, sosyolojik ve psikolojik derinliklerine dogru bir kazi calismasi yapiyor. Abbas Kiyarüsteminin zeytin agaclari altinda insanin anlam arayisini, Tarkovskinin sularla kapli evreninde hakikat sancisini, Kurosawanin yagmurla yikanan kadrajlarinda gercegin göreceligini ve modern bilimkurgunun distopik dünyalarinda özgürlük yanilsamasini carpici bir dille cözümlüyor.
Kültürel kodlarin, kadim felsefi meselelerin ve toplumsal yüzlesmelerin sinema perdesinde nasil can buldugunu arayanlar icin kaleme alinan bu calisma, okuru sadece seyreden, anlamlandirmadan tüketen bir popcorn izleyicisi olmaktan cikarip, perdenin ardindaki asil manaya dogru atilan adimlara eslik eden mütevazi bir yoldas olmayi amacliyor.