Bir oda.
Ay Isigi Sonatinin ince sizisi.
Duvara asilmis taze bir mezar fotografi.
Ve yazmak isteyen bir kadin
Sezai Karakocu Yazmak Isterken adli oyun; ölüm ile hayat arasina gerilmis ince bir tül perdenin aralanisini sahneye tasiyor.
Hasta Yazar ile doktor olan Sair arasindaki diyalog, yalnizca bir sairi anma cabasi degil; dirilis fikrinin, askin, kelimenin ve musikinin ic ice gectigi bir ic hesaplasma Bu bölümde mezar bir son degil, bir pencere. Toprak bir agirlik degil, bir esigin adi. Siir yalnizca hatirlama degil, diriltme bicimi; Leyla ile Mecnundan Hizira, Sürgünden Dirilise uzanan
Bir sair, ölümünden sonra da konusmaya devam ederken kitabin ikinci oyununda ise Ali, Gökce ve Emrenin sahneyi biraktigi Ayaz soruyor
Dünya bir oyun ve oyalanmaydi Tamam, peki, gercek nerede