Yasadiklari, kafasinda yasadiklarindan daha azdi
Yetim, Anadolunun suskun topraklarindan yükselen, bir babanin ve bir cocugun hayata tutunma hikayesi.
Bir dogumla baslayan, bir ölümle derinlesen bu roman; kaybin, sabrin ve insan kalabilmenin ne anlama geldigini yalin ama sarsici bir dille anlatiyor.
Ahmet Amca, esini dogumda kaybetmis bir baba
Hasan ise annesizlige dogmus bir cocuk.
Hayat, ikisini de erkenden büyütür; biri aciyi icine gömer, digeri sessizce ögrenir yasamayi.
Bu roman, sadece bir babaogul hikayesi degil; adalet duygusunu yitirmemeye calisan bir insanin, aciya ragmen merhametten vazgecmeyen bir vicdanin, sessiz yaslarla örülmüs bir direnisin romani.
Köy yollarinda, göl kenarlarinda, tas atilan sularda yankilanan sey; yalnizca gecmisin acisi degil, insan olmanin agir ama onurlu yüküdür.
Yetim, okuru hizla tüketilen hikayelerin disina cagiriyor.
Yavaslatiyor. Susturuyor. Düsündürüyor.
Ve en cok da sunu soruyor
Bir insan, her seyini kaybettikten sonra nasil ayakta kalir