Insan bir kere bir seye gec kaldi mi, sonrasinda her sey bir yarim kalmislik salginina dönüsüyor.
Gec kalmak sadece zamanin akip gitmesi degil; bir hikayenin en can alici sayfasini yirtip atmaktir. Mürekkebim taze olsa da kagit coktan cürümüs... Ben kiz kardesimin bekleyisine, babamin mezarindaki ilk topraga, sönen bir ocagi yeniden harlamaya gec kaldim. Simdi hangi iyiligi yapsam, hangi teselliyi sunsam hep bir yani noksan kalacak. Bir kere gec kaldin mi, sonrasinda kossan da sadece mesafeleri katedersin; duygulari degil.
Bir binanin ilk tuglasi yanlis konur da üzerine cikan tüm katlar o egriligin yükünü tasir ya; benim hayatim da o ilk gec kalisin egriligiyle yükseldi. Simdi tepesine altin kubbe koysam ne yazar Temeldeki o eksiklik, binayi her an iceriden yikmaya hazir bir kurt gibi bekliyor.
Asil aci olan ne biliyor musun Insan bazen her seye sahip olur, her seyi tamamlar ama o vakit gectigi icin elindekilerin hicbir hükmü kalmiyor. Sogumus bir yemegi isitip önüne koymak gibi... Karin doyurur ama o ilk tüten dumanin sifasini vermez.
Biz; sonunu bildigimiz bir kitabin ilk sayfalarini yakmis, bu topraklarda hicbir zaman tamamina ermeyecek bir hikayenin eksik kahramanlariyiz.